The Sandman Nedir ? Netflix ve DC’nin En Yüksek Bütçeli Dizisi

The Sandman, Neil Gaiman ve Sam Kieth tarafından yaratılıp DC Comics/Vertigo tarafından 1988 ile 1996 yılları arasında yayımlanan, 10 cilt halinde toplam 75 sayıdan oluşmuş çizgi roman serisidir.

Modern Çağın en orijinal, sofistike ve sanatsal açıdan en çok arayışa sahne olmuş çizgi romanı olduğu kabul edilir. Klasik süper-kahraman çizgi roman türünün dışında yer alan Sandman çoğunlukla korku, mitoloji ya da fantastik kurgu ögelerinden beslenir.

The Sandman Nedir ?

The Sandman: bize kendini çizgi roman evreninde büyük bir yer ettirmiş olan 7 ölümsüz fikrin hikâyesidir. Diğer çizgi romanlardan farklı olarak; Neil Gaiman, bu karakterleri Dünya’yı kurtaran süper kahramanlardan ayırarak oturduğunuzda bir restoranda onlarla kahve içebileceğiniz sempatiklikte, parmak şıklatmasıyla evreninizi kurtaracak veya yok edebilecek güçte varlıklar olarak yaratmış olmasıdır.

Sandman’in ana kahramanı; Morpheus, Oneiros, Kai’ckul, Hikâyeler Prensi ve bunun gibi pek çok isimle anılan rüyalar ve hikâyelerin ölümsüz antropomorfik tezahürü olan Endless (sonsuzlar) ailesinden Dream’dir.

Bu olaylar silsilesi Netflix ve Warner Bros‘un dikkatini çekmiş olacak ki, kendileri bu çizgi romanı dizi yapmak için çok ciddi bir bütçe ayırdılar. Henüz fragman veya kadrosu bile belli değilken dizi ikinci sezon onayı alınca biz Netflix ve Warner Bros‘un bu yapımdan çok umutlu olduğunu düşünüyoruz.

Sinematik Evrende The Sandman

Daha önce American Gods ve Good Omens gibi romanları diziye uyarlanan, fantastik edebiyatın önemli isimlerinden Neil Gaiman‘ın belki de en sevilen eseri olan The Sandman, uzun yıllar süren uğraşların ardından nihayet ekranlara taşınıyor. Daha öncesinde CW ve Fox‘tan The Sandman için teklifler alan Gaiman, bütün teklifleri reddetmişti. Yaklaşık 5 yıl önce gibi, erken bir tarihte The Sandman’in  bir film serisi olarak hazırlanması düşünülmüştü. Bu fikir daha sonraları Neil Gaiman‘a yatkın gelmedi ve bu projeyi iptal etti.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Bu projede Joseph Gordon-Levitt’in başrolü oynaması kararlaştırılmıştı. Loki rolüyle tanıdığımız ünlü oyuncu Tom Hiddleston  başrol Morpheus’u canlandırabilecek olası aktör adayları arasındaydı ve bizzat Gaiman tarafından role uygun olarak gösterilmişti. Bu dizide başrol olabilecek dikkat çeken birkaç diğer isimde ise; Keanu Reeves adaylar arasında.  Ancak bu film projesinin iptalinin arından The Sandman dizisinin potansiyel başrol adaylarında önde çeken isimlerde Reeves ve Hiddleston bulunuyor.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

The Hollywood Reporter’ın haberine göre Neil Gaiman, bu proje için Warner Bros. Television ile dev bir anlaşmaya imza attı. Kara Şövalye, Batman v Superman, Ghost Rider gibi büyük yapımlara imza atan David Goyer’ın bu yapımda Neil Gaiman ile yönetmenlik yapacağı duyuruldu. Wonder Woman’da senaristlik yapan Allan Heinberg, da bu yapımda senaraistliği ve yapımı üstlenecek. Kısacası fantastik çizgi roman uyarlamalarının ilk nesil yaratıcılarından olan Goyer ve uyarlama eserin birinci el yazarı olan Gaiman’ı bir arada gördüğümüzde kötü bir şey izleyebileceğimizi sanmıyoruz.

Yine de öğrendiğimiz üzere Gaiman’ın açıklamalarının bu uyarlama eserin yeşil perdeye aktarılırken yapımın direkt olarak okuduğumuz çizgi romanla birebir olmayacağı yönünde. Yapımın ciddiyetine bakılırsa 2020’den önce göremeyeceğiz, dizimizin tahmini tarihi ise 2022. İlk sezon on bir bölümden oluşacak ve Sandman‘in ilk sayısı olan on bir ciltlik Prelüdler ve Nöktürnler sayısını karşılayacak. Hikayenin tam anlamıyla çizgi romanı karşılamayacağı da bir gerçek. Hikayemize bazı eklentiler ve düzenlemelerde bulunulacak.



The Sandman’de Tanıdığımız Kimleri Göreceğiz ?

Dizinin kadrosu henüz açıklanmadığı için bunu kesin olarak söyleyemez. İlk sayıya bakarak ilk sayıda bulunan Lucifer Morningstar ve John Constantine ikilisini göreceğimizi varsayabiliriz. Bununla birlikte Neil Gaiman, izlediğimiz Lucifer‘dan ayrı ve aslına uygun bir çizgi roman uyarlamasını düşündüklerini söyledi. Tamamen ayrı “olabileceğini” vurgulayarak, ne yazık ki Netflix evreninde bulunan DCEU, Earth-666 evrenindeki Lucifer‘ın kozmolojik ve temasal uygunsuzluğu sebebiyle dizimize muhtemelen bu haliyle dahil olamayacak.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Ancak iyi haber, bunun Lucifer‘ın aktörü Tom Ellis‘in farklı tema ve orijin hikayesine sahip bir Lucifer olarak diziye dahil olabileceği. Ki reklam yapma zorluğu, kitleye beğendirme çabasının riskleri göze alındığında yerinde verilebilecek doğru bir karar olabilir. Sonuç olarak Tom Ellis, son dönemde Netflix ve Fox’tan sahip olduğu küçümsenemeyecek bir kitleye sahip. Diğer yandan dizinin ana fanları diyebileceğimiz Lucifer‘ı Vertigo çizgi romanlarından tanıyan küçük; orijin hikayeye, karakterin yapısına ve nasıl yansıtıldığına pür dikkat eden bir kitle var.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Bu kitle ise Lucifer‘ı buğday tenli, sarı veya kızıl-turuncu saçlara sahip birisinin canlandırmasının orijinal hikayeye daha uygun olabileceğini düşünebilir. Lucifer, Sandman gibi 75 ciltlik bir çizgi romana sahip ve Sandman Universe  serileri hala devam ediyor. Lucifer’ın yaratıcılarından birisi olan Mike Carey‘in yazdığı Lucifer’a uygun bir Lucifer isteyeceklerdir. Dizimiz hakkında emin olmaya yeltenebileceğimiz en temel birkaç şeyden birisi Lucifer‘ı görecek olmamız. Hem de farklı bir halini bile olabilir.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Tabii ki DC Sinematik Evreni’nde geçecek herhangi bir yapımda cameo olarak gözükmeyeceği sınırlı sayıda yapım bulunan John Constantine de bu yapıma dahil olacak. İlk sayıda kendisine bir bölümlük yer edinen John Constantine‘i henüz Matt Ryan’ın canlandırıp canlandırmayacağı bilinmiyor. Kendisini güncel zamanlarda Crisis On Infinite Earths‘te görebilirsek de böyle büyük bir yapımın içine dahil olmaması, Lucifer ve Morpheus ile Ryan‘ın aynı sette bulunmaması gerçekten bir hayal kırıklığı olacaktır. Ryan‘ın devam edebileceği bulunan, Swamp Thing ve Constantine dizileri dışında görünürde farklı ve yenilikçi bir projesi görünmüyor.

The Sandman Neyi Anlatacak ?

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Sonsuzlar; evrendeki yedi soyut duygu ve düşüncenin ölümsüz tasvirleridir, her birinin kendine özgü diyarı ve sorumlulukları vardır. Kardeşler gibi davranırlar ve birlikte evrendeki en güçlü varlıklar arasındadırlar. Yaratıcıları Mother Night ve Father Time tarafından kendilerine inanılmaz güçler bahşedilmiştir. Sonsuzlar, ebediyeti temsil eder. Bilinen her şeyin ebediyetine kadar var olacaklardır.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Onları diğer varlıklardan daha üstün kılan ise birkaç istisna varlık dışında kimselerin onları kalıcı olarak yok edememesi. Onlar tanrı değil, o kavramın soyutlaşmış halidir.

Örneğin Sonsuzlar‘ın üyelerinden birisi olan Death(Ölüm), ölüm kavramının kişileşmiş halidir. Evrende bulunan bütün ölüm tanrıları onun farklı birer suretlerinden ibarettir. Azrailler onun hizmetçilerinden başka bir şey değildir. Sonsuzlar tahmin edebileceğinizden daha kaçınılmazdır. Bir defasında Lucifer Morningstar DC Evreni’ni terk etmiş kendisine farklı bir çoklu-evren yaratmıştır.

Ancak evrenindeki var olan canlılar, Lucifer’ın kendi ölüm kavramını yaratmasına rağmen Death(Ölüm)’in hükmüne tabii kalmışlardır. Siz eğer bir Sonsuz’u yok etmeyi başarsanız bile (Ki bunu formlarını yok ederek yapacaksanız muazzam bir güce ihtiyacınız var), o Sonsuz kendi kavramının başka bir formunda yeniden hayat bulacaktır.

Sonsuzlar’dan daha güçlü olma ihtimali bulunan Tam Gücündeki Spectre gibi varlıklar bulunsa bile hepsi Sonsuzlar’ın nihai hükmü altındadır. Spectre’ın kaderi Destiny(Kader)’nin kitabında şekillenmektedir, öldüğünde Death(Ölüm)’e ait olur. Şu ana kadar bütün DC Evreni’nde Death(Ölüm)’in hükmünün bulunmadığı sayılı kişi bulunmaktadır.

The Sandman’in Gerçekten Ne Önemi Var ?

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Sonsuzlar gereklilikten var olurlar. Yani abartılı bir örnekle; her şeye gücü yeten bir varlığın onları yok etmesi 1+1=3 demesi gibi bir şeyden ibarettir.

Evrende karakterlerin verdiği kararlar belirli geri dönüşlere mâl olmaktadır. Fakat Sonsuz’ların verdiği kararlar, karakterlerin belirli geri dönüşleri olan kararlar vermesini sağlayan faktörlerdir.  Bruce Wayne’in ailesini Death(Ölüm) almamış olsaydı, asla Batman olamazdı.

Lex Luthor‘ı ele alırsak, eğer şöhret ve gücü Arzu’lamasaydı, kim bilir nerede olurdu ? Superman, Dünya’yı, evreni ve hatta çoklu-evreni kurtardı.

Çünkü Despair(Umutsuzluk), Kriptonluların Tanrısı, Rao‘yu kriptonluları kararsız bir gezegende yaratması ve birinin yaşamasına izin vermesi için ikna etmişti.

Böylelikle hayatta kalan yas tutup çaresizlik ve umutsuzluğu hissedebilirdi. Yani Superman gibi bir karakterin var olmasının tek amacı Despair‘in Rao’ya son Kriptonluların umutsuzluğu hissetmesi için rica ederek onları hayatta tutmasıydı.

Onları sadece soyut kavramlar olarak düşündüğümüz için kontrol ettiğimizi sansak da, bu evrende esas kararın onların ellerinde olduğuna dair bir hipotez bulunmaktadır.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats


Nihayet sizi onlarla tanıştırayım. Büyükten küçüğe doğru sıralarsak;


The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

  • Kader (Destiny):

Pothos ya da bilinen adıyla Destiny, kaderin kişileştirilmiş halidir ve Sonsuzların en yaşlısıdır. İçinde geçmişte, şu anda ve gelecekte yaşanan tüm olaylar yazan Book of Souls‘u (Ruhların Kitabı) sağ bileğine zincirlenmiş şekilde taşır. Destiny’nin diyarı, kör olmasına rağmen sürekli içinde dolaştığı labirentimsi bir bahçedir. Destiny, yaşam formları bir kadere sahip olacak düzeye geldiğinde ortaya çıkmıştır ve evren var oldukça yaşayacaktır.

Destiny ve kız kardeşi Death (Ölüm) evrende kalan son iki varlık olacak fakat evren öldüğünde Destiny de ölecek ve geride sadece Death kalacaktır. Sonsuzların yedi üyesinden biri olarak, Destiny kader ve özgürlüğün lordu ve kişileşmiş halidir. Var olmuş, var olan ve var olacak tüm kaderleri içinde bulunduran diyarında tanrısal bir güce ve tam kontrole sahiptir. Yaşlanmaz ve ölümsüzdür. Kör olmasına rağmen kosmostaki en küçük detayları ve canlıların hayatları boyunca seçtikleri yolların sonuçlarını görebilir.

  • Ölüm (Death):

Death, ölümün kişileştirilmiş hali ve Sonsuzların en yaşlı ikinci üyesidir. İlk yaşam formu oluştuktan kısa süre sonra ortaya çıkmıştır. Son canlı varlık ölene kadar işine devam edecektir. Söylediğine göre, son canlı öldüğünde, işi bitmiş olacak, sandalyeleri masalara yerleştirip, ışıkları kapatacak ve evreni kilitleyip çıkacaktır. Sonsuzların yedi üyesinden biri olarak Death, tüm hayatın ve ölümün lordu ve kişileşmiş halidir.

Yeni ölmüş kişilerle buluşup onları yeni varoluşlarına yönlendirir. Ölümün birçok temsilcisinin aksine, kendisi yeni doğan kişileri de ziyaret eder ve bir vücuda hayat verebilir. Ama bu ilk karşılaşmayı sadece kendisi hatırlar. Yaşlanmaz ve ölümsüzdür. Ölümlülerin boyutunda istediği yere anında gidebilir ve yeterli saygıyı gösterirse çoğu büyülü boyuta da kolayca girebilir.

Aynı anda her  yerde bulunan  (Omnipresent) ve neredeyse her şeye gücü yeten  (Nigh Omnipotent) olan Death, DC evrenindeki en güçlü varlıklardan biridir. Buna rağmen onun yargılama yetkisini aşmış ve onun tarafından canı alınamayan varlıklar bulunur. Fakat şu ana kadar sadece Lucifer Morningstar bu varlıklardan biri olarak görünmüştür.

  • Rüya (Dream):

Rüya veya bilinen suretiyle Morpheus, Düşlem’in yöneticisi ve hikayemizin ana karakteridir. Sonsuzların en yaşlı üçüncü üyesi olarak Rüya, bütün hikayelerin ve rüyaların lordu ve kişileşmiş halidir. Uyku, uykusuzluk, rüyalar ve kabuslar üzerinde mutlak kontrole sahiptir. Kendi boyutu the Dreaming(Düşlem)’de sınırsız güçtedir (omnipotent). Kolaylıkla gerçekliği değiştirebilir veya emirlerine uyan varlıklar yaratabilir. On birinci boyutun vücut bulmuş halidir.

Rüyalar ve gerçeklik çoğu kişinin düşündüğünden daha yakın kavramlar olduğundan yarattığı illüzyonlar aslında gerçektir. Yaşlanmaz ve ölümsüzdür. Aynı anda bin canlının aynı şeyi düşlemesiyle gerçekliği çoklu-evrensel boyutta değiştirebilir. Ölümlülerin boyutunda canlıların hayal edebildiği her yere anında gidebilir, eğer yeterli saygıyı gösterirse çoğu büyülü boyuta da kolaylıkla girebilir. Rüyalar, hikayeler ve düşünceler yaratıp bunları başkalarının zihinlerine gönderebilir. Kardeşleri gibi o da çok güçlü bir büyü kullanıcısıdır. Her Tanrının kendi diyarında doğduğunu, yaşlandıkları zaman ölmek için diyarı Düşlem’e döneceğini söylemiştir.

  • Yıkım (Destruction):

Yıkım ya da diğer ismiyle Olethros yıkımın kişileşmiş hali ve Sonsuzların en yaşlı dördüncü üyesiydi. Evrende ilk yaşam formları oluştuktan kısa süre sonra ortaya çıkmıştır. Yıkımın, değişimin en büyük yardımcısının vücut bulmuş haliydi. İnsanların zihinlerinin bilime kaydığını görünce, bilimin gezegen düzeyinde yıkıma yol açacak bir silah olarak kullanılmasının engellenemez olduğunu öngördü.

Bu kadar büyük bir yok oluşun sorumlusu olmamak için boyutunu ve sorumluluklarını terk etti. Sonsuzların yedi üyesinden biri olarak Yıkım, bütün yıkımın ve yaratılışın lordu ve kişileşmiş halidir. Yıkma, var etme, icat etme gibi eylemlerin üzerinde kontrole ve güce sahiptir. Yaşlanmaz ve ölümsüzdür. Yıkımın vücut bulmuş hali olarak Dünyada aynı anda her yerdedir (omnipresent). Ölümlülerin boyutunda istediği yere anında gidebilir ve yeterli saygıyı gösterirse çoğu büyülü boyuta da kolaylıkla girebilir.

  • Arzu (Desire):

Arzu, sonsuzların en genç üçüncü üyesi ve Umutsuzluk’un ikizidir. Yedi Sonsuzdan biri olan Desire, akıl almaz derecede güçlü varlıklardan birisidir. tüm Arzu ve doyumun hem efendisi hem de kişileşmiş hali olarak Dünyada aynı anda her yerdedir (omnipresent). Aleminde sınırsıza yakın, mutlak güce sahiptir. Kadın, erkek olarak değişken bir cinsiyete sahip çekici bir figür olarak tasvir edilir.

Aşk ve Arzu, kıskançlık, fiziksel ve duygusal iştah gibi kavramlar kendisine bağlı birer uzantıdır. Herhangi bir şeye ulaşamayanların efendisidir. Arzu, içinde bulunduğu her duruma laubali bir şekilde karışır ve söylediklerini söylemekten asla çekinmez. Buna karşın Arzu, Sonsuzların en zalim üyesidir. Büyük kardeşlerinin özellikle de Rüya ve Ölüm‘ün her işine karışmaktadır ve eylemlerin sonucunu umursamaksızın, bunları birer fırsat olarak değerlendirmektedir. Kendisi varlıkların kalplerine dokunabilir ve niyetlerini öğrenebilir. Neredeyse her şeye gücü yetebilecek bir büyü gücüne sahiptir.

  • Umutsuzluk (Despair):

Aponia ya da bilinen adıyla Despair, umutsuzluğun kişileşmiş hali ve Sonsuzların en genç ikinci üyesidir. Diyarı da kendi gibi gridir ve başka varlıklar hayatlarının en karanlık zamanlarını yaşarken izleyebilmesi için pencerelerle doludur. Kendisi aslında ikinci Despair’dır ve kendinden önce gelen atası yok edilen ilk Sonsuz üyesidir.

Şu anki Despair, Dream‘in yerine geçen Daniel Hall gibi, sonradan Sonsuz üyesi olmuş bir canlı mı yoksa Delirium gibi sonradan değişmiş bir Sonsuz üyesi mi belli değildir. Sonsuzların yedi üyesinden biri olarak Despair, bütün umutsuzluğun ve dehşetin lordu ve kişileşmiş halidir. Umutsuzluk, korku, endişe ve umut üzerinde mutlak kontrole sahiptir. Yaşlanmaz ve ölümsüzdür. Umutsuzluğun vücut bulmuş hali olarak Dünyada aynı anda her yerdedir (omnipresent). Ölümlülerin boyutunda istediği yere anında gidebilir ve yeterli saygıyı gösterirse çoğu büyülü boyuta da kolaylıkla girebilir.

  • Hezeyan (Delirium):

Deliliğin kişileşmiş hali ve Sonsuzların en genç üyesidir. Evrende Delight (Zevk, sevinç) olarak ortaya çıkmış fakat birkaç milyon yıl önce Delirium’a dönüşmüştür. Bu dönüşümün kasıtlı veya planlı olup olmadığı bilinmemektedir çünkü cevaplar Book of Destiny‘de bile yazmamaktadır. Bu kitapta evrendeki gerçekleşmiş, gerçekleşen, gerçekleşecek tüm olaylar ve bilgi yazmasına rağmen Delirium bu kitapta yazmayan şeyler bilmektedir.

Delirium aynı zamanda Sonsuzlardan kimsenin bilmediği birçok şey daha bilmektedir, “deli” olmasının sebebi de büyük ihtimalle budur. Hatta abisi Destiny’nin bahçesinin dışından geçen yolları bile bilir ve sadece kendisi oralardan geçebilir. Kendi diyarı ise forma sahip olmayan, tamamen rastgele renkler, şekiller ve düşüncelerden oluşmuş kaotik bir ortamdır.

Genellikle kafası dağınıktır ve konuşmalarının konularını unutur. Sonsuzların yedi üyesinden biri olarak Delirium, bütün deliliğin ve mantıklı olmanın lordu ve kişileşmiş halidir. Kendi diyarında tanrısal bir güce ve mutlak kontrole sahiptir. Herhangi birini mantığa veya deliliğe yönlendirebilir, kendi kardeşleri bile ondan korkar. Yaşlanmaz ve ölümsüzdür. Deliliğin vücut bulmuş hali olarak Dünyada aynı anda her yerdedir (omnipresent).


       The Sandman (Sonsuzlar)’ın İşleyişi ve İlginç Bilgiler

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Sonsuzlar eğer evrende bir şeylerin iyi gitmesini istiyorsa bazı “hayır” haklarına sahip değiller gibi görünüyorlar. Bu kurallardan bazıları: Hiçbir Sonsuz üyesi birbirinin canını alamaz veya bir diğerinin diyarına izinsiz giremez. Bunlara ilaveten bir diğer kural da ölümlülere aşık olmamaktır,

Çünkü böyle bir birliktelik daima bir pişmanlıkla sonuçlanacaktır. Morpheus, ölümlü kadınlara aşık olunmamasını bilmesine rağmen birçok kere kuralları çiğnemiş ve ölümlülerle birliktelik kurmuştur. Şu ana kadar bunun en iyi örnekleri Kai’ckul ve Nada’dır. Morpheus, Nada’yı kendisini reddetmesi gerekçesiyle Lucifer’ın cehenneminde 10.000 yıl boyunca esir tutmuştur.


  • Death’in boynunda taşıdığı ankh(Nil’in anahtarı) direkt olarak DC Evreni’nin anahtarıdır. Son canlı da öldüğünde, sandalyeleri masalara yerleştirecek, hayatta kalan son varlık olan kardeşi Destiny’i öldürecek, boynundaki ankh ile evreni kitleyip, ışıkları söndürecektir.
  • Desire(Arzu) yaratılmak istenirken, Neil Gaiman aslında eş cinsel bir David Bowie yaratmaya çalışmıştır.
  • Destiny, DC Çoklu-Evreni haritasında her şeyin üzerinde, elinde Book of Souls ile resmedilmiştir.
  •  The Sandman’de görünen Kabil karakteri fiziksel olarak Len Wein adlı çizgi roman yazarından uyarlanarak yaratılmıştır.
  • Death, bir DC karakteri olmasına rağmen birden fazla kez  Marvel Evreni’nde bulunmuştur.
  • Rick and Morty’nin 3×08 bölümünde  Morpheus, cameo sahnesinde yer almıştır.

The Sandaman(Sonsuzlar)’in Eşyaları

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Sonsuzlar ailesindeki üyelerin her biri için tanımlayıcı, kutsal ve aynı zamanda gücünün timsali olan simgeler vardır. Destiny için kitap, Death için ankh, Dream için miğfer, Destruction için kılıç, Desire için yürek, Despair için kancalı yüzük, Delirium için ise karmakarışık desen.

Bu simgeler onların eşyaları niteliğindedir. Güçlerinin bir kısmını oluşturur ve eşyaları inanılmaz derecede antik, değerli ve güçlüdür. Örneğin; Dream’in miğferi ölü bir tanrının kemiklerinden yapılmıştır, Destiny’nin kitabı asla var olmamış bir hayvanın derisinden yapımış, Death’in ankhı ise DC Yaratılış’ının anahtarıdır.

The Sandman’in Yaratılışı(1988-1996)

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

The Sandman yahut direkt çevirisiyle Kum Adam/Düş Perisi, Alman mitolojisinden esas alınarak yaratılan kurgusal bir figürdür. Efsaneye göre Sandman diye bir peri vardır. Hatta Dünya klasiklerinden Enter Sandaman, Mr. Sandman gibi şarkılar ona ithafen yazılmıştır. Bu karakter geceleri insanlar uyusun ve rüyalar görsünler diye gözlerine kumlar serpiştirir.

Mitolojik olarak gözlerdeki çapağın buradan geldiğine inanılır. Buna dayanarak uyurlar Sandman‘in gelip gelmediğine inanırlar. İnsanlar bu gibi tahminlerle yola çıkarak Sandman‘in geldiğini ve bunun iyiye işaret etmediğini söylerler.

Alman efsanelerinde kendisinden kötücül bir şekilde bahsedilir. Bunu ilk kaleme alan E.T.A Hoffman‘dır. Eseriyse Derr Sandman’dir. Bundan sonraki fantastik edebiyatta derin bir iz bırakmıştır. Daha sonra DC Evreni’ne Jack Kirby ile adımını atmıştır.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

DC Evreni’ne Jack Kirby ile girmiş. Akabinde, Neil Gaiman’ın Kirby’e ricasıyla karakter baştan yaratılmıştır. 1987 – 1988 yılında Neil Gaiman ile tekrar hayat bularak, bugünkü devrimini temellendirmiştir. The Sandman‘in çıktığı yıllarda içinde birçok karakteri barındırarak başlamış olması, hikayenin gidişatı ve işleniş tarzı gibi sebeplerden ötürü beğenilmiş ve dünyaca ünlü Stephen King, Patrick Rothfuss gibi yazarlardan övgüler toplamayı başarabilmiştir. Hatta öyle ki The Los Angeles Times Magazine tarafından “En müthiş destan.” olarak bahsedilmiş, sık sık New York Times gazetesinin en çok satanlar listesine girebilmiştir.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Aslında 1985’ten sonrası, çizgi romanlar için Modern Dönem’e giriştir; yani psikolojik açıdan çok daha detaylı ve karanlık işlenen karakterlerle birlikte, siyahla beyazın arasında grilerin de ortaya çıkmaya başlamasıdır. Ancak
The Sandman kadar derin bir varoluşçu felsefe ve mitolojik göndermelerle dolu bir eseri kimse beklememektedir. Neil Gaiman’ın buradaki başarısı doğru zamanda çıkıştan çok, hikayeyi hem zamana uygun bir dille anlatması, hem de bir sürü öyküyü sürükleyici bir kurguda birleştirmesidir.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Neil Gaiman bize Sandman’i sunarken peşi sıra bir o kadar da birikim getirmiş. Çünkü Sandman’in bu ilk cildinde Homeros’un Odysseia’sından İncil’e; John Milton’ın Kayıp Cenneti’nden Shakespeare’in Julius Caeser ve Macbeth oyunlarına; Dante’nin Cehennem’inden (Inferno) Mary Poppins’e kadar uzun bir yol var.

Gaiman, tüm bunları Rüya’nın kâbuslar ve düşlerle bezeli cildine öyle bir işlemiş ki, biz okurlar onun büyülü gerçekliğinde âdeta uykuya dalıyor ve düş aleminin bir parçası oluyoruz.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Elbete Gaiman‘ın LGBT destekçiliği ve bunu yarattığı bazı çizgi roman karakterlerine benimsetmiş olması, ABD ve İngiltere başta olmak üzere ülkelerdeki Hristiyan kuruluşlar ve One Million Mom gibi topluluklar tarafından fazlasıyla eleştiriye maruz kalmıştır.

Armistead Maupin’in Bilinmeyen Hikâyeleri gibi LGBT yapımlarında da yer alması gözleri üzerine çekti. Yani The Sandman bir o kadar da eleştirmene sahip. Aynı kuruluşlar The Sandman uyarlaması bir dizi olan Lucifer dizisine de bu tepkileri (ve kendilerine sorarsanız hassasiyeti) göstermişlerdi.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Karakterlerimiz genel olarak pek farklı bakış açılarına ve üzerine uzunca düşünülmüş etik anlayışlara sahipler. Çizgi romanı okurken arada bulabileceğiniz en gereksiz arka plan karakterleri bile en ince detaylara ve derin hikayelere sahipler.

Bu seriyi okurken kimi zaman Ölüm’ü şemsiye hastası, gotik ve sempatik bir kız olarak bulabilirsiniz.. Hamnet(Hamlet)’in babasına ithafen: “Annem son beş yılda değiştiğini söylüyor… Şakasına şey demişti bir kere, ben ölürsem babam hemen bir oyun yazarmış bunun üstüne ‘hamnet” dediği etkileyici göndermeleri olan harika bir çizgi roman. Lucifer, gibi yapımlar bile bu çizgi romanda bulunan ara karakterlerden uyarlanarak yapılmış dizilerdi. Akla hayale sığmayacak bir nefisliği var. Vakti olan herkese tüm tavsiyede bulunabileceğimiz bir seri.

The Sandman Nedir ? Netflix ve DC'nin En Yüksek Bütçeli Dizisi -Geekrobats

Kaynaklar: vsbattles, comicvine, Imaginary Axis, The Hollywood Reporter, Deadline, Cbr. Syfy Cnet