Justice League [Spoiler’lı] İnceleme – İnciğiyle Cıncığıyla!

Justice League [Spoiler'lı] İnceleme - İnciğiyle Cıncığıyla! - Geekrobats

Şu anda bilmek istediğiniz ilk şey Justice League filminin güzel olup olmadığı. Güzelse kime göre güzel, neye göre güzel?

Ben, bir DC fanı olarak, Justice League’i beğendim. Mükemmel miydi? Hayır. Eksikleri ve yanlışları var mıydı? Kesinlikle.

İki farklı görüşe sahip yönetmenin elinden geçen film, size kahramanlık sunarken içinizi ısıtacak ve heyecanlandıracak anlar yaşatıyor. Oyuncuların birbirleriyle olan kimyası ve verdikleri umut ışığı kesinlikle harikaydı. Filmdeki espriler yerindeydi ama espri konuları için aynısını söyleyemeyeceğim. Buna birazdan değineceğimi belirtip filmin neden güzel olduğunu açıklamaya geçiyorum.

Filmde her süper kahraman filmlerinde görmek isteyeceğiniz ama hepsinde göremeyeceğiniz bir şey vardı: Umut. Evet, umut vardı. Filmin başında Superman öldüğünden beri dünyanın nasıl daha da kötü bir yer haline geldiğini, umudun yavaşça söndüğünü belirttiler. “Umutsuz bir dünya.” diyordu Daily Planet başlığı. Film süresi boyunca da kahramanlarımız bir araya toplanmaya başladıkça yavaş yavaş umudun arttığını gördük. Savunmasız, acımasız bir dünyadan insanları koruyacak kahramanların olduğunu gördük. Bu kahramanların çok şey kaybettiğini, çok şey feda ettiğini gördük ama yine de bir şekilde umutlarını geri bulup dünyayı savunduklarını gördük.

Superman üçlemesinin sonuncusu olan filmde Snyder, Superman’in yaşadığı bütün zorluklara ve kayıplara rağmen umut ışığı olduğunu göstermiş, League’in toplanmasının en büyük nedenlerinden olduğunu gayet açık ve net belirtmişti. Superman insanlığa ve kahramanlığa umut verdi. O ölünce kahramanlarımız bu umut meşalesini alıp taşımaya devam ettiler.

Oyuncular arasındaki kimya çok güzeldi. Her karakterin öne çıktığı anlar olduğu gibi takım olarak çalıştıkları harika sahneler vardı.

Batman, Batman v Superman: Dawn of Justice filmine göre daha hafifti. Omuzlarındaki yükün hafif de olsa azaldığını görebiliyorduk. The Flash ve Cyborg’un origin hikayesi eğlenceli bir sahnede çok kısaca açıklanıyor. İki saatlik bir takım filminde daha fazlasını yapamazlardı zaten. The Flash takımın esprili adamı olup, amaçları doğrultusunda çalışırken Cyborg ise yaşadığı trajediyi hala kabul edememiş ama yerini yavaşça bulan biriydi. Aquaman sert ama eğlenceli, bir kraldansa yerini arayan biriydi. Filme gidenlerin Aquaman filmini merak edip izleyebilecekleri bir ortam oluşturulmuştu. Wonder Woman ise solo filmindeki haline göre daha tecrübeli, kendi doğrularını ve yanlışlarını kesin bir çizgiyle belirtmesine rağmen yapılması gerekeni yapan bir karakter olarak gösterilmişti. Karakterler genel olarak çizgi roman havasını veriyordu.

Justice League [Spoiler'lı] İnceleme - İnciğiyle Cıncığıyla! - Geekrobats

Aksiyon/savaş sahneleri güzel işlenmişti. Batman’in giriş sahnesinden tutun da sondaki savaşa kadar savaş sahneleri yerindeydi. Kişisel favorimden bahsedecek olursam Amazonların dövüş sahnesindeki Hippolyta’nın Mother Box’ı oka bağlayıp atması ve at üstündeki Amazon’un kutuyu tutup diğer ata atlaması sahnesine kesinlikle bayıldım. Filmin başındaki bir sahne olmasına karşın aklımda tekrar tekrar oynuyor. Ayrıca filmin girişindeki Batman sahnesini ağzım açık izledim desem yeridir. Orası tam olarak çizgi romanlardan fırlamış gibiydi.

Savaş sahnesi demişken, o Green Lantern neydi öyle? Sakince sahneyi izlerken birden yeşil bir şey çıktı ve ilk önce ne olduğunu idrak edemedim. Hemen sonrasında ise heyecandan ne yapacağımı bilmiyordum. Green Lantern’ı koyabilecekleri en güzel sahneydi. Bir Hal Jordan da olsun isterdik tabiki ama artık ikinci filme.

Superman’in dönüş sahnesine gelecek olursak, beklediğim şekilde dönmedi. Kötü değildi, aksine çok güzeldi. Ama Batman v Superman‘in sonunda tabutunun üstündeki toprak havalanınca dönüşü çizgi romanlardaki gibi olacak diye düşünmüştüm. Bu dönüş de güzeldi, farklı olmuştu.

Filmin yanlışlarına ve eksiklerine gelecek olursak, Cyborg CGI’yı mükemmel olmasına karşın genel olarak filmde CGI kötüydü. Her sahnede değil tabiki ama bazı yerlerde çok sırıtıyordu. Evet, Steppenwolf çok iyi durmuyordu. Bazı sahnelerde ise Henry Cavill’in dudağı çok komikti.

Filmin görüşleri farklı iki yönetmen tarafından yönetildiğini biliyoruz. Her ne kadar herkes Whedon’ın dokunuşu az dese de filmi izlerken onun yönetmiş olduğu, ek çekim yaptığı sahneler belli oluyor. Warner Bros.‘un neden Snyder yerine Whedon’ı getirdiğini anlamış değilim. Snyder dört yıldır bu evreni kurarken Whedon bambaşka bir bakış açısıyla bambaşka bir evrene sahipti zaten. Herhalde Justice League’in gişe başarısından korkan WB, Whedon’ı getirerek gişeyi etkileyeceğini düşündü. Doğru bir karar mıydı? Konuşmak için çok erken. Ama Snyder kalsa çok daha farklı olaylar olabileceğini biliyoruz. Açıkçası, çoğu kişinin aksine MoS ve BvS‘i sevmiş biri olarak, Snyder’ın kalıp başladığı işi bitirmesini tercih ederdim. Şimdi yarım kalan bir işi Whedon kendine göre bitirdi ve aradaki kopuklar hafif de olsa maalesef belli oluyor.

Esprilere gelecek olursak, dediğim gibi yerli yerindeydi. Hangi sahneyi kimin çektiği belli olduğu gibi hangi espriyi kimin koyduğu da belliydi. Genel olarak Barry’nin ortamı yumuşatmak ve seyirciyi güldürmek için yaptığı şakalar vardı. Peki o, Barry’nin Diana’nın üstüne düştüğü sahne cidden gerekli miydi? Sırf süre doldurmak için koyulmuş, ergenlik çağında birinden çıkmış ucuz bir sahne gibiydi. Gerçi Whedon aynı sahneyi Avengers: Age of Ultron‘da da kullanmıştı. Resmen Wonder Woman filmi ile ileri atılan adımı, Justice League filmiyle geri aldılar.

Neden geri aldılar? Wonder Woman maalesef ki filmde bir kahraman olduğu kadar aynı zamanda bir sex objesi olarak da gösterilmişti. Bunu dememin nedeni giyim tarzı falan değil. Diğer kahramanların da açık giyindikleri/çıplak oldukları sahneler varken kahraman oldukları sahneler de vardı. Peki ya Diana? Film boyunca üstünden şakalar döndü. Evet, dövüştüğü sahneler vardı, evet, liderlik yaptığı sahneler de vardı. Peki ya onun  dışında? Özellikle poposunu gösteren yanlış çekim açıları, takımdakilerin onu kahramandan çok seksi bir kadın olarak görmesi vardı. Örnek verecek olursak, Nightcrawler’dan indikleri sahnede alttan çekim yapılıyordu. Herkesin düzgün bir inişi varken Wonder Woman’ın poposu gayet net görünüyordu. Wonder Woman filminde böyle bir sahne bulamazsınız çünkü o filmde önemli olan kahramanlıktı, önemli olan doğru olanın yapılmasıydı.

Diğerine gelecek olursak Aquaman’in ayağına kemetin bağlandığı sahneyi hatırlarsınız. Salonda herkesin güldüğü o sahne. Hatırlarsanız o sahnede Arthur neden Justice League‘in üyeleriyle birlikte savaşmaktan gurur duyduğunu tek tek açıklıyordu. Herkesin nasıl birer cesur kahraman olduklarından ve kişiliklerinden bahsederken sıra Wonder Woman’a gelince Diana’nın ne kadar çekici olduğundan bahsedip Amazonları vurgulayarak herkesin bir arada çalışması gerektiğinden bahsediyor. Sonrasında ise aslında ayağına doğruluk kementinin bağlandığını gösterip ucuz bir şakaya kaçıyorlar. Herkesin savaşçılığından ve gücünden bahsederken neden Wonder Woman’ın, o an aralarındaki en güçlü ve en tecrübeli savaşçının, sadece görünüşünden bahsedip şakaya vuruluyor? Ama aralarındaki en sinir bozucusu Barry’nin Diana üzerine “düşmesi”. Filmde en sinir olduğum sahne. O kadar gereksiz ve amaçsız bir sahne ki diyecek söz bulamıyorum.

Diyeceksiniz ki Gal Gadot, Wonder Woman’ı oynayan ve karakteri koruması gereken kişi, bu sahnelere neden karşı çıkmamış? Barry’nin Diana’nın üstüne düştüğü sahneyi o çekmemiş bile. Gadot’un vücut dublörü ile çekilmiş sahne. Sahneden haberi yoktu, olduysa da artık yapabileceği bir şey yokmuş zaten sahne çoktan çekilmiş.

Film çıkmadan çok önce sosyal medyada gündem olan konu ise Amazonların kostümüydü. Wonder Woman filminde zırhları vücutlarını darbelerden koruyacak şekilde tasarlanmışken Justice League filminde “gösteriş” amaçlı tasarlanmıştı ki bu da hiç Amazonlara göre değil. Amazonlar gösterişi sevmez demiyorum ama her şeyden önce onlar birer savaşçı. Savaşçıların zırhları da bedenlerini korumaya yönelik olmalı.

O düşüş sahnesini Whedon’ın çektiğini biliyoruz ama diğer sahneleri kesin olarak kimin çektiğini bir açıklama gelene kadar bilemeyiz. Yine de iki yönetmenin de geçmişine bakarsak tahmin etmek çok zor değil. Amazonların kostümüne onay verenin Snyder olduğunu bilirken geriye kalan ucuz cinsiyetçi şakaları yapanın Whedon olduğunu düşünmek yanlış olmaz. İsterseniz Avengers filmlerini tekrar izleyin, göreceksiniz.

Batman v Superman filminde Robin’in öldüğünü görmüştük. Jason Todd olduğu da sonrasında onaylanmıştı. Bu filmde ona göndermek yapacak o kadar çok sahne vardı ki. Mesela, Bruce Steve Trevor’da bahsederken Diana da Jason’dan bahsedebilirdi. Ya da ikinci after credit sahnesinde Deathstroke Gotham’a yeni gelen ve Batman’dan intikam almak isteyen veya Batman’in zayıf yönlerini bildiğini iddia eden birinden bahsedebilirdi. Ne kadar hoş olurdu, değil mi?

Konu Robin’den açılmışken, iki filmdir aklımda aynı soru var: Nerede bu Nightwing ve Batgirl? O an orada olmasalar da isimlerinin bahsedilmesi veya nerede olduklarının söylenmesi güzel olurdu. Evrende olduklarını biliyoruz, keşke nerede olduklarını da bilseydik.

Filmde değinilmesini istediğim konulardan biri de Cyborg‘un insanlığı ile hala iletişimde olduğunu fark etmesiydi. Teen Titans animasyon dizisini izleyenler bilir, oradaki kadar ayrıntıya girmeseler de görmek istediğim sahneler arasındaydı.

Justice League [Spoiler'lı] İnceleme - İnciğiyle Cıncığıyla! - Geekrobats

İlk after credit sahnesi, The Flash ve Superman‘in yarışı, görmek istediğimi bilmediğim ama görünce mutlu olduğum bir sahneydi. İkinci after credit ise Deathstroke’u gördüğüm andan heyecandan yerimde duramadığım bir sahneydi. Lex Luthor’un sahnelerinin kesildiğini duyunca zaten üzülmüştüm, görünceki mutluluğumu siz düşünün. Peki Legion of Doom ya da Injustice League hangi filmde işlenecek? Justice League 2‘de Darkseid gelecekse Lex Luthor ve yeni takımına pek yer kalmazken iki konuyu tek filmde harcamak da güzel olmaz. Belki kendi filmleri çıkar, biliyorsunuz WB her şeyin filmini çıkarmaya bayılır.

Kısaca, filmin hataları var, evet, ama izlerken keyif alacağınız, heyecanlanacağınız bir film. Ama yine de o kesilmiş 50 dakikayı da içeren Zack Snyder’ın filmini izlemeyi tercih ederdim. Umarım o versiyonunu da yayınlarlar da izleriz.